Diyetteyseniz bu besinleri ihmal etmeyin…
Yapılan araştırmalar diyette süt ve yoğurt tüketmenin yağ yakımını artırdığını, yağlanmayı engellediğini gösteriyor. Kemik sağlığı için de bu besinleri tüketmek şart.
Kilo vermek için iyi yollardan biri de ne yediğini deftere yazmak.
Böylece sandığınızdan daha fazla şey yediğinizi görecek, kendinizi daha
kolay frenleyeceksiniz. Diyetisyen Selma Önelge Gür, kilonun sorumlusu
olarak gösterilen ekmeğin diyetten çıkarılmaması gerektiğini
belirterek, “Her gün 30 dakika aktif olacağınız bir hobi belirleyin ve
yapın” önerisinde bulunuyor. Önelge’nin diğer önerileri ise şöyle:
Besinleri iyi tanıyın: Doğada 40 binden fazla besin var ve bu
besinler, birbirine benzer yönleri göz önüne alarak altı grupta
toplanır. Bunlar, tahıllar (ekmek, pilav, çorba, bisküvi, kestane, patates, kuru baklagiller vb.), et ve türevleri (kırmızı et, balık, tavuk, hindi, peynir, yumurta vb.), sebzeler (yeşil, kırmızı, mor, turuncu vb.), meyveler, yağlar (zeytin, ceviz, fındık, sıvı yağlar) ve şekerlerdir.
Kilo vermeye çalışmak, tatsız tuzsuz yiyeceklerle beslenmek, hamur
işinden, tatlıdan uzak durmak demek değildir. Sağlıklı zayıflama
programlarında yasak yoktur. Önemli olan hangi yiyeceği neyin yerine,
ne kadar yenebileceğine karar verebilmektir. Bu bilinç besin gruplarını
tanımakla oluşur. Bunun için şu kurallara dikkat edin:
Çeşitlilik ve denge yaratın: Bir öğünde bütün besin gruplarından en
az bir porsiyon da olsa bulundurulmalı. Örneğin öğle yemeğinde
yiyeceğiniz ‘1 kâse çorba, 1 tabak etli sebze yemeği ve yoğurt’ hemen
her gruptan besin almanızı sağlar.
Ölçülü olun: Bir tencere sebze yemeğine iki yemek kaşığı sıvı yağ
koyun. Yemekte mesela iki dilim ekmek yiyin (bölerek yediğiniz ekmeğin
ölçüsünü bilemezsiniz).
Yediklerinizi kaydedin: Yemek yedikten sonra ajandanıza hangi
saatte, ne yediğinizi ve ne kadar yediğinizi yazın. Her yediğinizi
düzenli olarak kaydedin. Gün sonunda kendinizi değerlendirin. Birçok
kişi “Çok yemiyorum ama neden kilo alıyorum?” sorusunu sorar. Oysa üç
gün yediklerini kaydettikten sonra cevabı nedense kendileri verirler.
Fiziksel ativitenizi artırın: Günlük 30 dakika aktif olacağınız bir
hobi edinilmesi yaşamı daha keyifli kılar. Örneğin markete yürüyerek
gitmek, dans etmek, bisiklete binmek, yüzmek, köpek gezdirmek… Bu
öneriler de arttırılabilir ama herkes kendi aktivitesini zevk aldığı
şeylerden seçebilir.
Aç kalmayın: Eğer öğün atlıyorsanız, kahvaltı etmiyorsanız ve
geçiştirmelerle öğününüzü unutuyorsanız bunu bugün bırakın, günde üç
ana öğün ve üç ara öğün tüketin.
Günde iki-üç litre su
için: İnsan vücudunun yüzde 60-70′i sudur. Bol çay ve kahve içerek su
ihtiyacı karşılanmaz. Zayıflama çayları sadece su kaybettirir. Böylece
zaıfladığınızı düşünürsünüz. Vücut kaybettiği sıvıyı yerine koyduğunda
kilolar geri alınır. Meydana gelen bağırsak tembelliği de cabası. Uzun
dönemli zayıflama çayları kullanımı, bazı kronik bağırsak
hastalıklarına yol açabilir.
Süt ve yoğurdu ihmal etmeyin: Yapılan araştırmalar diyetle yeterli
kalsiyum alındığında yağ yakımının arttığını ve yağlanmanın
engellendiğini ortaya koyuyor. Hem kemik ve eklem sağlığınız hem de
kilo kontrolünüz için yağı alınmış süt ve ürünlerini diyetinizden eksik
etmeyin.
Ekmeği diyetten çıkarmayın: Ekmek tek başına şişmanlığın nedeni
değildir. Zayıflama programlarında yeterince ekmek seçenekleri
bulunmuyorsa sağlıklı kilo veremezsiniz. Rafine edilmiş undan üretilen
beyaz ekmek sadece boş enerji verir.
Lif oranı yüksek zengin ekmek çeşitleri size kronik hastalıklara karşı korunmada destek sağlar.
Alıntı: Hatice Yaşar/Radikal