Grip, nezle ve soğuk algınlığını önlemenin yolları
Soğuk algınlığından korunmak için sık sık camları açın
Uzmanlar nezle olduğumuzda odalara kapanıp üst üste giyme alışkanlığımızdan vazgeçmemizi, açık havada dolaşıp yaşadığımız yerin camlarını sık sık açmamızı öneriyor. Bu şekilde camlar açılıp kapalı ortamlar havalandırılarak temiz havanın nezle virüslerini temizlediğini söylüyor uzmanlar.
Soğuk algınlığından korunmanın yolları nelerdir?
Soğuk algınlığı virüsü kapalı ve kalabalık alanlarda hızla yayılır. Açık havada ve havalandırması iyi olan ortamlarda bulunmak bu riski azaltıyor. Virüsler kapalı ortamlarda bulunduğundan havasız ortamlardan mutlaka korunmamız gerekiyor. Havalar soğuk olsa bile gün içinde çalıştığımız ve ya yaşadığımız yerin havalandırmamız gerekmektedir. Virüsler hastadan her yere bulabileceği için hijyen önemlidir. Sık sık ellerimizi sabunlu suyla yıkamak, sağlıklı bir korunma yoludur.
Bu hastalık en çok kimlerde görülür?
Soğuk algınlığı en çok yetişkinlerde ve çocuklarda görülen bir hastalıktır. Toplu taşıma araçları ve kapalı ortamlar bu virüsün yayılmasına yol açar.
Soğuk algınlığının başlıca belirtileri nelerdir?
Hastalık insan vücuduna 1-3 günde yerleşiyor. İlk belirti boğazda kaşıntı ve ağrıdır. Soğuk algınlığında aksırma, burun akıntısı ve boğaz ağrısı gibi belirtiler tipiktir.
Tedavi için antibiyotik kullanımı uygun mudur?
Hayır! Antibiyotiklerin soğuk algınlığı tedavisinde yeri yoktur. Antibiyotikler, bakterilerin neden olduğu hastalıklarda kullanılır. Soğuk algınlığına ise virüsler neden olur. Gereksiz antibiyotik kullanımı maalesef tedaviye karşı dirençli bakterilerin gelişmesine neden olduğundan, sadece gerekli olduklarında kullanılmaları doğru olur.
Soğuk algınlığı, nezle ve grip arasındaki fark nedir?
Grip ve soğuk algınlığı virüsleri farklı virüslerdir. Grip; yüksek ateş, öksürük, baş ağrısı, halsizlik ve kas ağrıları ile seyreden akut bir virüs hastalığıdır. Ülkeler ve kıtalararası yaygınlaşma özelliğine sahip olan bir hastalık olarak ciddi akciğer hastalıklarına yol açabilir. Bu bağlamda, soğuk algınlığından ve diğer solunum sistemi hastalıklarından farklıdır. Grip ve soğuk algınlığı bulaşma şekilleri ve belirtileri yönünden ise benzerlik gösterir. Ancak gripte baş ağrısı, kas ağrıları ve ateş daha ön plandadır.
Soğuk algınlığının ilacı var mı? Soğuk algınlığına müdahale edilebilir mi?
Soğuk algınlığının bir ilacı yoktur. Çünkü soğuk algınlığı virüsü çok çeşitlidir ve sürekli özelliklerini değiştirir. Bu nedenle, soğuk algınlığını önleyecek bir aşı henüz geliştirilememiştir. Ancak, günümüzde hastalığın vücutta yayılmasını ve ilerlemesini engelleyen bir ürün geliştirilmiştir. Soğuk algınlığını başlarken bitiren bu nazal sprey, ilaç etkin maddesi içermez. Spreyin bileşimindeki mikro-jel, virüslerin vücutta ilk yerleştiği yer olan burun boşluğuna uygulanmakta ve ilk aşamada soğuk algınlığına neden olan virüsleri kaplamaktadır. Ardından pH'ı düşürerek virüsleri etkisiz hale getirmekte ve vücudun savunma mekanizmasına harekete geçmesi için zaman kazandırarak virüsün atılmasını sağlamaktadır. Tüm Türkiye'de eczanelerde satılan bu nazal sprey, soğuk algınlığının gelişimini önler, süresini kısaltır ve şiddetini azaltır.
